"Değerli Liderlik"

Değerler Çok Değerli


Değer verdiklerimizin uğruna yaşıyoruz. Değerli bulduklarımıza sahip olmak için çalışıyoruz, koşturuyoruz veya yaşamı riske atabiliyoruz. Diğer taraftan, insan bazı değerlerinden vazgeçmek yerine ölmeyi bile göze alabiliyor. Özünde ise değer verdiklerimiz, ister bireysel ister toplumsal olsun değerlerimiz ile şekilleniyor. Bu kapsamda, liderliğe yönelik yapılacak tüm incelemelerde değerler evrimsel dinamizmi ile en temel faktörlerden biri olarak yerini giderek güçlendiriyor.


Manzaraya baktığım bu yerden, değerleri “insan olma” yolculuğunda varabildiğimiz en ileri aşamanın adı veya çerçevesi diye görüyorum. İnsanın zekâ sahibi olmasından akıllı davranmasına giden yolculuğun son istasyonu. Değerler aynı zamanda, fiziksel evrimin mucizesinden toplumsal ilişkilerin karmaşıklığına giden yolculukta icat ettiğimiz örgütlenmelerin harcı oluyor.

“Değerleri, kişisel ve toplumsal seviyede bir davranışın (karşıtına kıyasla) tercih edilmesini belirleyen görece kalıcı inançlar (ilkeler) olarak tariflemek mümkün.” (1973, Milton Rokeach) Bu anlamda, değerlerimiz ve değer verdiklerimizle toplumda kendimizi var ediyoruz. Değerler kolajımız bizi, milyarlarca tıpkı basım yaşamdan sıyırıp, kendimiz yapan iddiayı ortaya koymamızı sağlıyor.


Tanımlamadan hareketle; “Değer olarak tanımladığımız kavramları, sosyal bilimcilerin tarifiyle, davranışlarımızın arkasında yatan mekanizmaları tartışırken ve anlamaya çalışırken kullanıyoruz. Ya da bu davranışları istediğimiz yönde şekillendirmek veya diğerlerini bir eylem için motive etmek adına işliyoruz.” (2012)


Değerlerimizin etkileriyle değerlilerimiz de yaşam döngümüz içerisinde güncelleniyor, birçok faktörün bileşke etkisiyle insanın evrensel iyiliğine doğru evrimleşiyor. İnsanın tüketiminde, kurduğu yaşamında, kariyerinde, üretme gayretinde, katkı anlayışında, anlam arayışında öz portresini çiziyor.


Değerler zaman içinde ve dönemler boyunca sürekli güncellenirken; bir ara heveslendiğin otomobili kullanmanı anlamsız kılıyor veya yanında çalıştırdığın insanların yaşamını güzelleştirmeni zorunlu kılıyor. Kariyerinde edindiğin ünvanlarını veya kariyerinde uzmanlaştığın alanlarını ya da kariyerinde yaptığın işlerini dile getirme tercihindeki önceliği belirliyor.


"Değerli Liderlik" Nedir?


Sonuçta insanı belirleyen ve şekillendiren değerler; diğer insanların yaşamlarını ve davranışlarını yönlendiren liderleri ve liderliği güncel ve rasyonel bir bakışla tartışmamız için bence en önemli çalışma alanı.


Bununla beraber, liderlik meselesi veya yönetim becerileri üzerinde nadiren değerler üzerinden tartışıldığını görebiliyorum. Onun yerine bu konuda kelam eden fikir sahibi kişileri, tecrübe sahibi liderleri veya söylem üreten akademisyenleri ortalamada liderlik yetkinlikleri üzerine konuşurken duyuyorum. Bu durum, sanırım değerlerin bütünlükle ilgili mayınlı bir tartışma arenası olmasından kaynaklanıyor.


Örneğin; kendini iş hayatım ve özel hayatım diye bölen bir kişinin değerlerini de bölebilmesi özünde mümkün görünmüyor. Sadece gelirini artırmak zorunluluğundan hareketle ekip yönetme rolünü üstlenen bir kişinin değerleri gündemine alması önce kendisine baş ağrısı yaratabiliyor.


Böylece, yıllanmış bir lideri neden örnek alamadığınızı düşündüğünüzde değerlerin liderin değerini sizin için ortaya koyan asli unsur olduğu kendiliğinden ortaya çıkıyor. Liderlik adına üzerine çokça konuşulan eylemlerin veya yetkinliklerin, bu nedenle, değerler ölçüsünde gerçeklik ve kalıcılık bulabildiğini düşünüyorum.


Liderler insanın gezegendeki hükümranlık tiyatrosunda tüm perdelerde baş rolü kapan, karşılığında da sorumluluklarını taşıyan imtiyazlı bir grubun üyeleri. Bu sorumlulukla baktığımızda ise insanın “var olma” yolculuğuna bir yapıtaşı veya bir tuğla eklemeyi hedefleyen liderlerin “Değerli Liderlik” sergileyebilmeyi öğrenmeleri gerektiğini hatırlatmak istiyorum.


Bu amaçla ilk adım olarak, bir değerli liderin, yer aldığı örgütsel yapının değerleriyle kendi değerlerini 3 seviyede çalışmasını, ilişkilendirmesini ve uyumlandırmanın tarifini aramasını öneriyorum. Değerli Liderlik® Eğitim Programı'nda da bu seviyelerden hareketle çalışmaları yapılandırıyoruz.


1-) Besleyici Değerler: Bireyin benliğini gerçekleştirmesini sağlarken kendini de değerli ve makbul hissetmesini sağlayan değerler.


2-) Destekleyici Değerler: Bireyin kurduğu ve yürüttüğü ilişkilerinde kendini de dengeli ve duyarlı bulmasını sağlayan değerler.


3-) Üretken Değerler: Bireyin yer aldığı topluluklarda ve örgütlenmelerde kendinin de anlamı olduğunu ve katkı ürettiğini anlamasını sağlayan değerler.


Bu anlamda, “değer” kavramını örgütlenme dinamiklerinde mikroskoba yerleştirmenin, geleceğin üretken ve gevşek organizasyonlarında “Değerli Liderlik” felsefesi ile yol göstereceğini düşünüyorum. Çünkü değerler, hem insanın ışık saçan olumlu marifetlerini hem de insanın bulutlu olumsuz yönlerini tartışırken çok kullanışlı, etkili ve anlamlı.


Özetle değerler, çalışanının kafasına telefon fırlatabilen bir kişinin o kurumun en üst yöneticisi olarak uzun yıllar kalmasıyla liderliğin olmayan ilişkisini ayırt etmeyi sağlıyor veya liderlik üzerine yıllarca kelam ederken çalışanının sigorta primini yatırmayan bir gurunun özünde gerçek olmadığını idrak etmek için bize yol gösteriyor.


Diğer taraftan Değerli Liderlik; 1. Dünya Savaşı’nda cephede geceleri çadırına çekildiğinde, onlarca öncelikli konu arasından, 'kadın hakları' okumayı tercih edebilen bir kurmay subayın neden dünyanın en büyük lideri olarak halen tüm dünyaya örnek olduğunu açıklıyor. (2002, King of the Mountain, Arnold M. Ludwig)


İşte bu nedenle hem liderin değerlerine işaret etmek hem de bu değerli etkiyi açıklamak için “Değerli Liderlik” ifadesini kullanmayı ve bize kılavuz olmasını öneriyorum. Aklını sağduyu ile kullanan ve davranışlarını duyarlılık ile sergileyen tüm “değerli liderlerin” insani özelliklerini de bütünlük içerisinde yaşamlarına dahil edebilmelerini ve bu yönleriyle ilham verebilmelerini umut ediyorum.


Bu amaçla, liderlik konusunda düşünmekten keyif alanlarla; “Gelecekte hangi değerlerin liderlerini konuşuyor olacağız?” sorusu üzerinden hemen tartışmaya başlayabiliriz.


Nihayetinde bu tek yaşam; "hem küçük ve önemsiz hem de bir o kadar nadir ve değerli." Kendine ve etrafına kattığın değerle bir o kadar daha değerli. (Mesaj 1997-Ellie Arroway)